Yrd. Doc. Himmet GÜMRAH “Yaşamın Döngüsü” Resim Sergisi

Himmet GÜMRAH

“Yaşamın Döngüsü”

Resim Sergisi

 

Ressam Himmet Gümrah’ın 18. kişisel resim Sergisi; Ankara İsmail Altınok Sanat Merkezi’nde    

02 , 30 Aralık 2015 tarihleri arasında izleyiciyle buluşuyor.

1957    yılında Şebinkarahisar’da doğdu.1981 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, Yüksek Resim Bölümü’nden mezun oldu. 1983-1994 yılları arasında Elazığ, Fırat Üniversitesi’nde öğretim elamanı olarak görev yaptı,1989 yılında “Natürmort Resmine Yeni Bir Bakış” başlıklı çalışması ile “Sanatta Yeterliliğini” Mimar Sinan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde tamamladı. 1994-2008 yılları arasında  Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalında görev yaptı.1983 yılından bugüne kadar 3 tanesi Kuru Pastel tekniğinde olmak üzere  çoğu temalı 18 kişisel sergi açtı. Başta; Devlet Resim-Heykel sergileri, DYO, Tekel ve Şefik Bursalı gibi yarışmalı sergiler  olmak üzere ulusal ve uluslar arası  fuarlarda, çalıştaylarda, yarışmalı ve karma sergilerde eserleri sergilendi. Sanatçının bir eseri 1990 yılında, BP Oil Avrupa Genç Sanatçılar Yarışmasında sergilendi ve satın alındı. Sanatçı, ikisi başarı, biri mansiyon olmak üzere resim dalında üç, Grafik alanında ise birincilik, ikincilik ve mansiyon ödülleri sahibidir. MSGSÜ, İDGSA Mezunları Derneği ve BRHD üyesi olan sanatçı halen Atılım Üniversitesi, Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesinde öğretim üyesi olarak Grafik Tasarımı Bölümü’nde Temel Sanat Dersleri vererek meslek yaşantısına devam etmektedir.

 

Himmet Gümrah yaşam atmosferini doğadan ve sanattan edindiği edinimlerle sürdürmeye devam ediyor.

Plastik Sanatların oluşum temelinde; doğa ile barışık bir birliktelik vardır ve her sanatçı bunun farkında olmak durumundadır. Bu farkındalık ve bireysel duyarlık, deneyim ve kavrayış yeteneğiyle öznel bir yapıya yönelir. Bir başka deyişle günlük yaşamda yer alan herhangi bir nesne estetik objeye dönüşebilir.

Gümrah’ın çalışmalarında sanatın bu anlamlı sürecini apaçık görebiliriz. Önceki resimlerinde sanatsal deneyim ve birikimlerini yansıtan özgün kompozisyonlarında; Soğan-sarımsak çiçeği, çakır diken gibi bitkilerin her biri tuval yüzeyinde sözü edilen kompozisyonların temel elemanı haline dönüşmüştü. bu sergisinde ise; Tuval yüzeyine uygulanan fon üzerinde yer alan renk tuşları dokusal yapıya, dokular sistemli bir örüntüye ulaşırken oluşturulan plastik etkili zeminlerde akrilik boya tekniğinin kendine özgü sorunlarının uzun çalışmalar sonunda aşıldığını ve ulaşılan yeni sanatsal dilin, üretiminin itici gücü haline dönüştüğü gösteriyor.

Gümrah’ın bu sergisinde; resimlerini işte bu plastik yapısı oldukça kaliteli zeminler üzerinde  “Çakır diken” objesinden hareketle oluşturduğu farklı kompozisyonlarını görebiliyoruz. Bu resimlerin bir kısmı denge dengeleme edinimini anlatmaya çalışırken bazı resimleri ise yaşam döngüsünü, barışı, birlikteliği,  birlikte yaşamayı ve yükselişi anlatan kompozisyonlardan oluşmaktadır. Sanatçı bu sergisinde hep yaptığı gibi  sanat dünyasında yeni sayılacak üçgen tuval formunu resim altyapısında kullanıyor. Dörtgen ve Üçgen yüzeyleri farklı geometrik şekillerle bölümleyerek noktasal boyama ile oluşturulan zemin dokuları üzerine yine doğadan aldığı bildik kendisine ait olan formları kompoze ediyor.

Bu kompozisyonlardaki öne çıkan küresel yabani dikensi formlar, insan yaşamında önemli yer tutmayan ama aslında var olan organik doğa güzelliğinin sezilerek, duyarlılığa yönelik güçlü bir bağla estetik boyuta taşınıyorlar. Doğadaki oluşumundan ayrıştırılan bu yabani bitki formları, duyularla kavranabilen istendik fonksiyonların aracı olarak tuval yüzeylerinde estetik elemana dönüştürülerek “evselleştiriliyorlar”.

 Resmedilen bitkilerin doğada olana benzemesi bir bakıma düzen ve anlam bütünlüğüne katkı sağlıyor. Ayrıca gerekli olmayanların ayıklanması kendine özgü kuruluş içinde vurguları güçlendiriyor.

Bir resim objesine dönüşen bu yabani çiçek formlarının farklı renklerde, farklı dokusal zeminler üzerinde  sıralanması, kümelenmesi bir araya getirilmesi bireysel iç düzen ve sükunetin bir aracı niteliğindedir. Yüzeyde oluşturulan bu diziliş ve kümelenişler yine de doğa ve nesnellik ilgisini tamamen ortadan kaldırmaz. Ancak, ışık ve renk oyunlarıyla yüzey, kütle ve derinlik farklı bir anlam kazanır. Her form kendisine hareket özelliği katan ayrıntılarla ve bütünle olan ilişkilerinde aritmetik-geometrik bir çoğalış gösteriyor. Bu çoğalışta yinelenen tekrarlar, Gümrahın resimlerinde kompozisyon bütünlüğünün ve armonik yapının sağlamlığı ve  dinamiği haline dönüşüyor. Eserlerdeki  küresel imgeler,  kendi  başlarına ve  kompozisyon kurgusu içinde bir bütün olarak  Sanatçının yüklediği daha toplumsal  bir simgesel anlamı  da oluştururlar.

Sonuç olarak Gümrah, düşüncesinde, özünde, renk kurgusunda, tekniğinde ve diğer unsurlarda ifadesini bulan bireysel farklılaşma ile mevcutların dışına çıkıyor, sanat arenasında tek olma iddiasını sürdürüyor.

 

Himmet GÜMRAH

Kasım 2015